MFÖ-Benim Hala Umudum Var

Hakkımda

Fotoğrafım
Bendeniz okumuş adam olmuş, çalışmaya başlamış sonra oda kesmemiş daha büyük bir adam olacakmış gibi mastera başlamış, sora ikisini bir beceremeyip işinden istifa etmiş, halende master teziyle uğraşan maymun iştahlının biri DEĞİİİİLLLL, maymunun ta kendisiyim.... scentinunderworld@gmail.com

17 Ağu 2010

17 Ağustos 1999-Marmara Depremi



Bugün 7.4'lük Deprem Felaketinin yıldönümü. 11 yıl önce bugün Kuşadasındaki yazlığımızdaydık. Orada televizyon izlemeyiz, kahvaltı saatinde radyoda aşk böcüğü Ebru vardır, onu dinler güleriz. Ogün radyoda açmamıştık. Sakin sakin kahvaltımızı yapıyoruz. Karşı komşularımız İstanbul'da yaşayan ikiside öğretim görevlisi bir çift. Çok sessiz, sakin mutlu bir çift. Arada bahçeyi sularken falan görür selamlaşırız. Evlerinden çıt çıkmaz. Ama o gün başkaydı, bağrışlar geliyor, telefonlar susmuyor, sürekli birilerini ariyorlar. Annem çabuk televizyonu açın dedi, bişiler olmuş. Açtık tüm kanallardan canlı yayın var, depremi veriyorlar. İzlemeye başladık. Ben erkenden denize gitmek istedigimi söyleyip cıktım evden. Attım kumsala havlumu uzandım. Hava o kadar pusluydu ki, Güneş çok parlak göz açtırmıyor ama birde üstüne havada bir karanlık var. Gözlerimi kapatip uyumaya çalışıyorum biraz, sağımda solumda herkes depremden bahsediyor. Fazla kalmayip eve döndüm. Sitede herkes cıkarmıs televizyonları bahceye haber izliyor. O an nerden bilebilirdim aylarca daha televizyonlarda izleyeceğimiz bu denli büyük bir depremden bahsettiklerini, günler haftalar sonra göçük altından çıkarılanlara mucizelere tüm Türkiye olarak birlikte ağlayacağımızı. Duş almadan oturdum TV nin başına. Her an yeni bir hayat hikayesi. İnsanlar binaların önünde ağlıyor, çırpınıyor yakınlarına ulaşmak için, akut görevlerinin kucaklarında yapayalnız kalmış çocuklar. Sonra bide morglar var tabi, ve ordada yakınlarını arayan feryatlar... Çok acı, hayat boyu hafızamdan çıkmıycak görüntüler.

Aylar sonra acı bilonça ortaya çıktı. Resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 23.781 yaralandı. 505 kişi sakat kaldı. Bence en az 50.000 kişi can verdi 100.000den fazlada yaralı vardı. Tabi birde evsiz barksız kalan insanlar, anasız babasız kalan çocuklar, aklını, hafızasını yitiren kayıplar, elini kolunu sallaya sallaya gezen müteahhitler var. Hiçkimse vermedi bunun hesabını, neredeyse açılan tüm davalar zaman aşımına uğradı, verilen tüm cezalar ertelendi. 168 kişinin ölümüne sebep olan meşhur Veli Göçer hapse girdi. Ortağı ve oğluysa yakalanamadı. O zamanlar çarkıfelek programında M.Ali dağıtıyordu Veli Göçer evlerini. Hep merak etmişimdir o evler göçtüğünde içinde hiçbirzaman o evi alıcak parası olmadığı ve olamayacağı halde o evlerin içinde göçüp giden bir aile olup olmadığını.

Bugün 11 yıl sonra, Marmara'da hala deprem bekleniyor. Peki 11 yıldır ne yapıldı, Bugün tekrarlansa aynı felaket kaç bin kişi ölür diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Ama öyle birini biliyorum ki, marmarada bir deprem olsa, onca kişinin arkasından rahmet okumak yerine çıkıp doğal felaket, Allah'tan gelmiş. Biz mi yaptık depremi, napalım yani kader deyip geçicek...

Neyse üzerinden 11 yıl geçti. Ateş yine düştüğü yeri yaktı. Orada ki insanların içleri hala kan ağlıyor. Gölcük depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyorum. Toprakları bol, mekanları cennet olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder