O, affedildi...
Çünkü ondan vazgeçildi !...
Birinden vazgeçmeden önce göremezsiniz yanıbaşınızdakileri.
Benim hayatımda biri var, Alper'den bahsetmiyorum, O hikayenin vazgeçileni, kaybedeni, hepte öyle kalıcak.
Ben 5-6 senedir hayatımın bir parçası olan kişiden bahsediyorum. Sevgilim degil...
Hayatımdaki yerini önemini abartmıyorum. Üniversiteye ilk geldigim yıllardı. 2 kız arkadasım vardı o zamanlar iyi anlastığım. O'nunla cok uyumlu olduğumuzu ve cok iyi anlasicagimizi söyleyerek tanıstırmıslardı bizi. Gercekten cok uyumluyduk. Gördügüm an begenmistim, sıcacık birşeyler hissetmistim ona karsı. Oda begenmisti beni, bikaç ay görüstükten sonra açılabildi sonunda, duygularımız gercektende karsılıklıydı. Ama yapamadik, beceremedik sevgili olmayı. Elini tuttuktan sonra kacmaya basladim ondan. İkimizde cok toyduk ya ondan beceremedik belki, ya da arkadas olmayı cok iyi becermistik. İşte bu yüzdendir ki arkadas kalalım dedik birbirimize. Herzaman söylemisimdir şu İzmir'in bana kazandirdığı en büyük varlık diye. İyi ki tanımışım onu.
Beni tanıyanlar bu blogu bilmezler, bilenlerde beni tanımaz zaten :), ama ben yinede ismini söylemek istemiyorum. Beyaz diycem ona.
Ne zaman canim sıkılsa, yada ne zaman bir derdim olsa Beyaz'ı göresim gelir benim. Onu ararım hemen. Bakın beyaz ne kadar yakıştı. Beyaz kanatlı, kurtarıcı bir melek ya da beyaz atlı prens misali. Çünkü hem kurtarıcım, hem de prensim benim...

Bütün erkek arkadaslarımla tanıstırdım şimdiye kadar onu. Kendime neyi ispatlamaya çalıştım bunu yaparken bilmiyorum; Belkide uzak tutmaya çalıştım kendimi. Hala da kaçıyorum. Nedenini bilmiyorum ama ondan korkuyorum. O kadar iyi niyetli o kadar kudretli ki benim için, günün birinde onu üzmekten, onu kaybetmekten korkuyorum. Şimdi birde memleketime dönmekten ya da dönememekten korkuyorum.
Ama bildiğim birşey var ki, yanında hep huzurluyum, mutluyum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder