Scent'in hayatında yazıcak o kadar çok şey birikti ki, nerden başlycam, nasıl toparlycam bilemediğim için bir türlü geçemedim bilgisayarımın karşısına.
İzmir'de hava biraz karardı az önce. Yağmur indi inecek. Tam edebiyat yapma havası, Kafamı toparladım, yazmaya hazırım, aman sizde ses çıkarmayın da kafam dağılmasın. :)
Tezim için uzatma almak zorunda kaldığımdan bahsetmiştim sanırım. Kasım 22'de teslim etmem gereken taslak yandı, bitti, kül oldu. Ohh yağmurda bıraktı sonunda kendini, küllerde yok oldu. :) Ümidimiz ocak sonuna kaldı. Bunun neresi güzel derseniz eğer okumaya devam edin :)))
Aman yarabbi, o ne gök gürlemesiydi, arabaların alarmları hala ötüyor.
Devam edelim hemen, İstanbul'da çalışmaya başlayan bir arkadaşım kürkçü dükkanına dönüş yaptı, bende bu aralar gece gezmelerinin ucunu biraz kaçırdım sayesinde. Çevremde biraz genişledi tabi :) ha bunu niye söyledim, artık bir ERİŞTEniz var. :) Kendi masalımın kahramanını, gönlümde yatan aslanı, pardon fili:) sonunda buldum. Nasıl gidiyor derseniz, bence şimdilik çok güzel gidiyor. Bide ona sormak lazım tabi, nasıl bir deliyle birlikte olduğunun henüz farkında değil :)
Kurban bayramında ise Alanya'daydım, doğa güzellikleriyle dolu bir tatil geçirdim. Photosphere isimli blogumda bu güzellikleri görebilirsiniz :)
Veeeee, uzun zamandır paşabahçeden beklediğim haberi de bu sabah itibariyle almış bulunmaktayım. Tezimi teslim eder etmez. Şişecamın Denizli fabrikasında çevre yorumcusu olarak çalışmaya başlıyorum :) Tabi yükseği bitirmeyi becerebilirsem:) Ama eriştenizi İzmir'de bırakıp nasıl gidicem Denizli'lere onuda bilmiorum :) Bakalım bu masalın sonu ne olacak ?
Neyse, Scent'in narin bünyesi bu kadar aranın üzerine daha fazlasını yazmayı kaldıramıycak sanırım. Şimdilik yeter.... Hepiciğinizi öptüm, sağlıcakla kalın...
Share |
İzmir'de hava biraz karardı az önce. Yağmur indi inecek. Tam edebiyat yapma havası, Kafamı toparladım, yazmaya hazırım, aman sizde ses çıkarmayın da kafam dağılmasın. :)
Tezim için uzatma almak zorunda kaldığımdan bahsetmiştim sanırım. Kasım 22'de teslim etmem gereken taslak yandı, bitti, kül oldu. Ohh yağmurda bıraktı sonunda kendini, küllerde yok oldu. :) Ümidimiz ocak sonuna kaldı. Bunun neresi güzel derseniz eğer okumaya devam edin :)))
Aman yarabbi, o ne gök gürlemesiydi, arabaların alarmları hala ötüyor.
Devam edelim hemen, İstanbul'da çalışmaya başlayan bir arkadaşım kürkçü dükkanına dönüş yaptı, bende bu aralar gece gezmelerinin ucunu biraz kaçırdım sayesinde. Çevremde biraz genişledi tabi :) ha bunu niye söyledim, artık bir ERİŞTEniz var. :) Kendi masalımın kahramanını, gönlümde yatan aslanı, pardon fili:) sonunda buldum. Nasıl gidiyor derseniz, bence şimdilik çok güzel gidiyor. Bide ona sormak lazım tabi, nasıl bir deliyle birlikte olduğunun henüz farkında değil :)Kurban bayramında ise Alanya'daydım, doğa güzellikleriyle dolu bir tatil geçirdim. Photosphere isimli blogumda bu güzellikleri görebilirsiniz :)
Veeeee, uzun zamandır paşabahçeden beklediğim haberi de bu sabah itibariyle almış bulunmaktayım. Tezimi teslim eder etmez. Şişecamın Denizli fabrikasında çevre yorumcusu olarak çalışmaya başlıyorum :) Tabi yükseği bitirmeyi becerebilirsem:) Ama eriştenizi İzmir'de bırakıp nasıl gidicem Denizli'lere onuda bilmiorum :) Bakalım bu masalın sonu ne olacak ?
Neyse, Scent'in narin bünyesi bu kadar aranın üzerine daha fazlasını yazmayı kaldıramıycak sanırım. Şimdilik yeter.... Hepiciğinizi öptüm, sağlıcakla kalın...
Share |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder