MFÖ-Benim Hala Umudum Var

Hakkımda

Fotoğrafım
Bendeniz okumuş adam olmuş, çalışmaya başlamış sonra oda kesmemiş daha büyük bir adam olacakmış gibi mastera başlamış, sora ikisini bir beceremeyip işinden istifa etmiş, halende master teziyle uğraşan maymun iştahlının biri DEĞİİİİLLLL, maymunun ta kendisiyim.... scentinunderworld@gmail.com

10 Eki 2010

Hayat beni neden yoruyorsun ?

8 yasındaysanız ve aşıksanız hayat gerçekten güzel.. Ama 26 yasındaysanız ve hala aşık olmadıysanız ters giden birseyler var demektir...:)


Artık aşık olmamın vakti geldide geçiyor bile :)) Kriterlerimde genişlemeye başladı. Daha fazla şey istiyor ve bir türlü tatmin olmuyorum. Sevdim mi Cedric gibi sevmeliyim diyorum ama o şapşal, çamurdan kek yapıpta, çirkin olmuş dediğinde ağladığım yaşları çoktan geçtim.


Ben ki kafede garsona sipariş verirken kayısı suyuna 'KAYSI SUYU' dedi diye çocuğu oracıkta bırakıvermiş... Bir digerini 1. ayımızı kutlarken, Hiltonun 31. katına yemeğe götürüpte, 1 aydır o kadar mutluyuz ki, mutluluktan uçuyoruz diye seni İzmir'in en yüksek yerine getirmek istedim sözlerini duyar duymaz; bööğğhhkk olup, ne diyorsun sen be karı kılıklı diye terketmiş(dipnot: 1 ayda bana 4 kere hediye almıştır, bir tanesinin özelliğide 15. gün hediyesi olmasıdır:)).. İzmir'in en kibar, en yakışıklı erkeğini, barda bana baktı diye biriyle kavga ettiğinde, dişleri kanamış, tükürüğüne karışmış bir şekilde görünce, midesi bulanıp sakın bidaha beni arama diyip bar kapısında bırakmış ve taksiye atlayıp evine dönmüş biri olarak, Bu aşk meşk konularından dolayı pek bi muzdaribim.

Napmak gerek bu aşk denen şeyi bulmak için. Elini, kolunu, gözünü bağlayıp, kendini hayatın akışına şöyle bir bırakıvermek.. Ardından da gördüğün her kusur için -kaldı ki benim gördüklerim aslında çok ta kusur sayılmaz bulduda bunuyor denir benimkine- o kadarı kadı kızında da var deyip, ben kadı oğlunda da demeyi uygun görüyorum, gülüp geçmeyi öğrenmem gerek sanırım. Bu cümleyi anlayamayıp ne diyorsun kızım sen önce yazı yazmayı öğren derseniz anlayışla karşılarım bende toparlayamadım bir türlü:) No problema yani..

Neyse konumuza dönelim, Hani aşk için ortak noktanız olması önemlidir derler ya. Değil işte. Benim için aşk imkansızlıktır, ortak paydada buluşamamak, bir türlü kavuşamamaktır. Ancak o zaman burnum sürtülür çünkü benim. Parmağımı şıklatıpta her istedigim önüme gelince olmuyor. Hayat tecrübelerime dayandırarak diyebilirim ki ''Çabuk kazanılandan kolay vazgeçiliyor.'' Ben hiç zora gelmedim ki. Bana şöyle dünya kaç bucakmış göstericek, kızdımı arkasına dönüp gidecek, aşkım özür dilerim diye peşinden koşturtucak, bu yemeğin tuzu az olmuş, bu çay fazla demlenmiş diyecek -yok bu kadarı da fazla oldu galiba :S öyle adama elimin tersiyle geçiriveririm bitane alimmallah- bi adam lazim. Yeni bir duruş lazım. Ahaa bakın o zaman siz bu Scent nasıl dize geliyorr...


İşin özünde, bana alışveriş merkezine gidince kapıyı açıcak, ben mangoya girdiğimde kapıda bekleyecek ama yarım saate kadar çıkmadıysam, mmm hadi şunu 40 dk yapalım, yeter ulen diyip çekip gidecek. Yemek yaparken, aşkitom yardım edilcek birşey varmı demek yerine salona oturup, ayaklarını uzatıp maçını izliyecek, Ama ben geldiğimde de romantik birşeyler açmasını bilecek, beni hep sevicek ama severkende kendini ezdirmiycek, Yıldönümlerimizde, özel günlerde hediyeler alıp sürprizler hazırlıycak, Ama bu hediye alma işini abartip yılın belli zamanlarina yaymayacak, özelliğini yitirtmiycek, yanlışımı gördüğü zaman kulağımı çekicek ama çekip gitmiycek, yeri geldiğinde yumruğunu masaya vurucak ama başımı omzuna koyduğumda da saçımı okşamayı bilecek bir adam lazım.. Çok yakışıklı boylu poslu olmasına da gerek yok sardımı beni sıkı sıkı tutsun, korusun kollasın yeter.

Çok mu şey istiyorum şimdi ben, söyleyin bana...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder